BASINA VE KAMUOYUNA
Hepimizin sorgusuzca kabul ettiği ve gönülden desteklediği üzere, demokratik toplumlarda kişilerin ve grupların kendilerini ifade etmek, kanunlar çerçevesinde basın bildirisi okumak ve dağıtmak gibi hakları mevcuttur.
Dünyada bütün büyük şehirlerin önemli meydanları vardır ve bu meydanların özelliği büyük olmaları değil tarihsel, sembolik değerleri olmasıdır. Aslında sorunun esas nedeni tam da budur. Egemen olan siyasi anlayışlar bu alanlardan taviz verildiğinde daha çok şeyden taviz verileceği düşüncesi ile meseleye yasakçı yaklaşmış buna tepki olarak da yasak sürdükçe oraya dönük talep fetişleşmeye başlamıştır.
1 Mayıs kutlamaları veya eylemleri yalnız Türkiye’de değil dünyanın bir çok yerinde hala bir kriz başlığıdır. Lakin her dönemde bir şekilde geçiştirilen 1 Mayıs konusu artık bir çözüme kavuşmalıdır. Her iktidarın ve mülki idarenin kendince “sorunsuz” bir biçimde atlatıp geçirdikleri 1 Mayıs kutlamaları (!) somut bir çözüme ulaşmamıştır.
Bu yıl da, 1 Mayıs’tan geriye bir gece evvelden başlayan önlemler ve sonrasındaki kaos nedeniyle, esnafın açamadığı dükkanlar, işine gidemeyen, ulaşımı aksayan vatandaşlar ve hastanede bile gaz yiyen hastaların kalacağı endişesi içerisindeyiz.
Son ekonomik krizin derinden vurduğu esnafımız, hafta sonları dahi, hava durumunu kaygıyla takip ederken 1 Mayıs kutlamaları(!) nedeniyle de satışlarda düşüş olacak mı kaygısını hissetmektedir.
1 Mayıs İşçi Bayramı’nın bir bayram havasında kutlanması ve Beyoğlu’ndaki işletmelerin konfetilerle destek vermesi arzu ve isteğimizdir. Ne yazıktır ki geçmiş senelerde 1 Mayıs’ın bir hafta öncesi ve bir hafta sonrası yaşananlar sadece bir günlük oluşan kayıp değil ortalama 15 günlük ciro kaybı ve beraberinde yaşanılan stres ve korku bizleri derinden yaralamaktadır. Krizin dibe vurduğu günümüz şartlarında, Beyoğlu’nun kaos alanı değil, festival alanı haline dönüşmesi, maddi ve manevi beklentimizdir.
Biz Beyoğlu Platformu olarak; Taksim Meydanı’nda belli kurum ve kuruluşların gösteri yapıp, (festivallere, maç kutlamalarına, polis günü etkinliklerine, belediye stand ve açılışlarına yada yılbaşı kutlamaları gibi konserlere bile zaman zaman açıldığını göz önünde bulundurursak) bazılarının yapamamasının çözümü zorlaştırdığını, bu nedenle konunun tamamen demokrasi ve hukuk çerçevesinde ele alınarak çözülmesi gerektiği kanısındayız.
1 Mayıs konusunun çözümsüz bir konu olmadığı gerçeğinden hareketle, halihazırda bir hafta gibi yeterli bir zaman varken tarafların karşılıklı girişimiyle çözülebileceğini, bunun için sadece iyi niyetin gerekli olduğunu düşünmekteyiz.
1 Mayıs İşçi Bayramı’nın tüm yurtta kutlamalarla geçmesi dileğiyle…
BEYOĞLU PLATFORMU
Hepimizin sorgusuzca kabul ettiği ve gönülden desteklediği üzere, demokratik toplumlarda kişilerin ve grupların kendilerini ifade etmek, kanunlar çerçevesinde basın bildirisi okumak ve dağıtmak gibi hakları mevcuttur.
Dünyada bütün büyük şehirlerin önemli meydanları vardır ve bu meydanların özelliği büyük olmaları değil tarihsel, sembolik değerleri olmasıdır. Aslında sorunun esas nedeni tam da budur. Egemen olan siyasi anlayışlar bu alanlardan taviz verildiğinde daha çok şeyden taviz verileceği düşüncesi ile meseleye yasakçı yaklaşmış buna tepki olarak da yasak sürdükçe oraya dönük talep fetişleşmeye başlamıştır.
1 Mayıs kutlamaları veya eylemleri yalnız Türkiye’de değil dünyanın bir çok yerinde hala bir kriz başlığıdır. Lakin her dönemde bir şekilde geçiştirilen 1 Mayıs konusu artık bir çözüme kavuşmalıdır. Her iktidarın ve mülki idarenin kendince “sorunsuz” bir biçimde atlatıp geçirdikleri 1 Mayıs kutlamaları (!) somut bir çözüme ulaşmamıştır.
Bu yıl da, 1 Mayıs’tan geriye bir gece evvelden başlayan önlemler ve sonrasındaki kaos nedeniyle, esnafın açamadığı dükkanlar, işine gidemeyen, ulaşımı aksayan vatandaşlar ve hastanede bile gaz yiyen hastaların kalacağı endişesi içerisindeyiz.
Son ekonomik krizin derinden vurduğu esnafımız, hafta sonları dahi, hava durumunu kaygıyla takip ederken 1 Mayıs kutlamaları(!) nedeniyle de satışlarda düşüş olacak mı kaygısını hissetmektedir.
1 Mayıs İşçi Bayramı’nın bir bayram havasında kutlanması ve Beyoğlu’ndaki işletmelerin konfetilerle destek vermesi arzu ve isteğimizdir. Ne yazıktır ki geçmiş senelerde 1 Mayıs’ın bir hafta öncesi ve bir hafta sonrası yaşananlar sadece bir günlük oluşan kayıp değil ortalama 15 günlük ciro kaybı ve beraberinde yaşanılan stres ve korku bizleri derinden yaralamaktadır. Krizin dibe vurduğu günümüz şartlarında, Beyoğlu’nun kaos alanı değil, festival alanı haline dönüşmesi, maddi ve manevi beklentimizdir.
Biz Beyoğlu Platformu olarak; Taksim Meydanı’nda belli kurum ve kuruluşların gösteri yapıp, (festivallere, maç kutlamalarına, polis günü etkinliklerine, belediye stand ve açılışlarına yada yılbaşı kutlamaları gibi konserlere bile zaman zaman açıldığını göz önünde bulundurursak) bazılarının yapamamasının çözümü zorlaştırdığını, bu nedenle konunun tamamen demokrasi ve hukuk çerçevesinde ele alınarak çözülmesi gerektiği kanısındayız.
1 Mayıs konusunun çözümsüz bir konu olmadığı gerçeğinden hareketle, halihazırda bir hafta gibi yeterli bir zaman varken tarafların karşılıklı girişimiyle çözülebileceğini, bunun için sadece iyi niyetin gerekli olduğunu düşünmekteyiz.
1 Mayıs İşçi Bayramı’nın tüm yurtta kutlamalarla geçmesi dileğiyle…
BEYOĞLU PLATFORMU



