SİGARA SAĞLIĞA ZARARLIDIR, AMA…!!!?
2009 yılının 19 Temmuz’ unda “sigara yasağı” olarak bilinen yasa yürürlüğe girecek. Bu tarih itibariyle toplu ulaşım araçları, hastaneler ve kamu binaları gibi yerlerde var olan yasak genişleyerek tüm sosyal kültürel, ticari alanları da kapsayacak.
Yani restoran, kıraathane, dernek lokali, sergi, kulüp, kafe, bar, pastane gibi alanlar da yasak kapsamında olacak. Sağlık, sosyal gelişim ve ekonomik gelişim ve ekonomik nedenlerini göz önünde bulundurursak hiçbir kurum, kuruluş ve kişi bu yasağı desteklememezlik edemez. Bundan hareketle sigara yasağının karşısında olmak bir yana destekçisi olduğumuzun altını önemle çizmek istiyoruz. Sivil Toplum Kuruluşları olarak girişimlerimiz yasanın uygulanmasında oluşabilecek pürüzleri önlemeye dairdir.
Dünyanın bir çok ülkesinde esnek ya da katı biçimleriyle uygulanmaya başlanan benzer yasalar olabilecek sorunları göstermiştir. Bu bağlamda serbest ticareti engellemesi, esnafı yurttaşla karşı karşıya getirmesi, sigara içmeyeni korurken içeni mağdur etmesi, sosyal hayata olumsuz etki etmesi, uygulamada adil olunmaması gibi riskler de göz önünde bulundurulmalıdır. Özellikle içkili mekanlarda yasağın denetimi “hakkıyla” yapılırken başka yerlerde aynı katiyet uygulanmazsa yasa fiilen örtülü içki yasağına hizmet eder bir hale gelir. Bu ve benzeri konulardaki hassasiyetlerimizi anlatmaya ve duyurmaya devam edeceğiz. Ancak tekrar belirtelim “sigara yasağının” karşısında olmak değildir bu. Hatta daha ileriye gidilmesini öneriyoruz. Üstelik gayet somut önerilerle!
Mesele sağlık ise; herkese nitelikli, parasız sağlık hizmetinin de sosyal devletin gereği olduğunu düşünüyoruz.
Mesele sosyal gelişim ise; üniversite bitene kadar tüm yurttaşların nitelikli, parasız eğitiminin sosyal devletin en önemli ilkesi olduğunu düşünüyoruz. (Ayrıca yasaklarla değil, eğitimle değiştirilebilir alışkanlıklar.)
Mesele ekonomi ise; kesinlikle sigara şirketlerine satılan “Tekel” tekrar kamulaştırılsın, sigara tekellerinin ithalatı yasaklansın.
Mesele çevre ise; 2b orman arazileri satışı durdurulsun. Nükleer Santral hayalleri rafa kalksın,
orman yangınları engellensin ve failleri bulunsun, siyanürle altın arama çalışmaları durdurulsun ve son olarak da hormonlu yiyeceklerin satışı engellensin…
Bu ve bunun gibi önerilerle yasağın daha ileri taşınmasını öneriyoruz, aksi taktirde yasa kendi meşruiyetini ortadan kaldıracak, samimiyeti konusunda şüpheler doğuracaktır.
Biz Beyoğlu Eğlence Yerleri Derneği olarak, sigaranın sağlığa zararının farkında olduğumuz kadar, bu yasanın esnaf için hakkaniyet barındırmadığının ve kapanacak işletmelerle ülkenin işsizler ordusunu arttırmak gibi pek çok olumsuz sonuçları olacağını da biliyoruz. Bu nedenle bu sürecin Meclis’ten sokaklara her alanda takipçisi olacağımızın bilinmesini isteriz.
BEYDER YÖNETİM KURULU
2009 yılının 19 Temmuz’ unda “sigara yasağı” olarak bilinen yasa yürürlüğe girecek. Bu tarih itibariyle toplu ulaşım araçları, hastaneler ve kamu binaları gibi yerlerde var olan yasak genişleyerek tüm sosyal kültürel, ticari alanları da kapsayacak.
Yani restoran, kıraathane, dernek lokali, sergi, kulüp, kafe, bar, pastane gibi alanlar da yasak kapsamında olacak. Sağlık, sosyal gelişim ve ekonomik gelişim ve ekonomik nedenlerini göz önünde bulundurursak hiçbir kurum, kuruluş ve kişi bu yasağı desteklememezlik edemez. Bundan hareketle sigara yasağının karşısında olmak bir yana destekçisi olduğumuzun altını önemle çizmek istiyoruz. Sivil Toplum Kuruluşları olarak girişimlerimiz yasanın uygulanmasında oluşabilecek pürüzleri önlemeye dairdir.
Dünyanın bir çok ülkesinde esnek ya da katı biçimleriyle uygulanmaya başlanan benzer yasalar olabilecek sorunları göstermiştir. Bu bağlamda serbest ticareti engellemesi, esnafı yurttaşla karşı karşıya getirmesi, sigara içmeyeni korurken içeni mağdur etmesi, sosyal hayata olumsuz etki etmesi, uygulamada adil olunmaması gibi riskler de göz önünde bulundurulmalıdır. Özellikle içkili mekanlarda yasağın denetimi “hakkıyla” yapılırken başka yerlerde aynı katiyet uygulanmazsa yasa fiilen örtülü içki yasağına hizmet eder bir hale gelir. Bu ve benzeri konulardaki hassasiyetlerimizi anlatmaya ve duyurmaya devam edeceğiz. Ancak tekrar belirtelim “sigara yasağının” karşısında olmak değildir bu. Hatta daha ileriye gidilmesini öneriyoruz. Üstelik gayet somut önerilerle!
Mesele sağlık ise; herkese nitelikli, parasız sağlık hizmetinin de sosyal devletin gereği olduğunu düşünüyoruz.
Mesele sosyal gelişim ise; üniversite bitene kadar tüm yurttaşların nitelikli, parasız eğitiminin sosyal devletin en önemli ilkesi olduğunu düşünüyoruz. (Ayrıca yasaklarla değil, eğitimle değiştirilebilir alışkanlıklar.)
Mesele ekonomi ise; kesinlikle sigara şirketlerine satılan “Tekel” tekrar kamulaştırılsın, sigara tekellerinin ithalatı yasaklansın.
Mesele çevre ise; 2b orman arazileri satışı durdurulsun. Nükleer Santral hayalleri rafa kalksın,
orman yangınları engellensin ve failleri bulunsun, siyanürle altın arama çalışmaları durdurulsun ve son olarak da hormonlu yiyeceklerin satışı engellensin…
Bu ve bunun gibi önerilerle yasağın daha ileri taşınmasını öneriyoruz, aksi taktirde yasa kendi meşruiyetini ortadan kaldıracak, samimiyeti konusunda şüpheler doğuracaktır.
Biz Beyoğlu Eğlence Yerleri Derneği olarak, sigaranın sağlığa zararının farkında olduğumuz kadar, bu yasanın esnaf için hakkaniyet barındırmadığının ve kapanacak işletmelerle ülkenin işsizler ordusunu arttırmak gibi pek çok olumsuz sonuçları olacağını da biliyoruz. Bu nedenle bu sürecin Meclis’ten sokaklara her alanda takipçisi olacağımızın bilinmesini isteriz.
BEYDER YÖNETİM KURULU



